Olmaz Ya... Tabii...

'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? '

Olmaz ya... Tabii... Biri insan biri hayvan!
Öyleyse "cehâlet" denilen yüz karasından

Kurtulmaya azmetmeli baştan başa millet.
Kafi mi değil yoksa bu son ders-i felâket?

Son ders-i felâket neye mâl oldu? Düşünsen:
Beynin eriyip yaş gibi damlardı gözünden!

'Son-ders-i felâket' ne demektir? Şu demektir:
Gelmezse eğer kendine millet, gidecektir!

Zirâ yeni bir sadmeye artık dayanılmaz;
Zirâ bu sefer uyku ölümdür: Uyanılmaz!

Coşkun koca bir sel gibi dâim beşeriyyet
Müstakbele koşmakta verip seyrine şiddet.

Dağlar uçurumlar ona yol vermemek ister...
Lakin o ne yüksek ne de alçak demez örter!

Akvâm o büyük nehre katılmış birer ırmak...
Elbet katılır... Hangisi ister geri kalmak?

Bizler ki bu müthiş bu muazzam cereyanla
Uğraşmaktayız... Bak ne kadar çılgınız anla!

Uğraş bakalım yoksa işin hey gidi şaşkın!
Kurşun gibi sür'atli denizler gibi taşkın

Bir çağlayanın menba-i dehhâşına doğru
Tırmanmaya benzer yüzerek başka değil bu!

Ey katre-i âvâre bu cûşun bu hurûşun
Âhengine uymazsan emin ol boğulursun!

Yıllarca asırlarca süren uykudan artık
Silkin de muhitindeki zulmetleri yak yık!

Bir baksana: Gökler uyanık yer uyanıktır;
Dünyâ uyanıkken uyumak maskaralıktır!

Eyvâh! Bu zilletlere sensin yine illet...
Ey derd-i cehâlet sana düşmekte bu millet

Bir hâle getirdin ki ne din kaldı ne nâmûs!
Ey sîne-i İslâm'a çöken kapkara kâbûs

Ey hasm-i hakîkî seni öldürmeli evvel:
Sensin bize düşmanları üstün çıkartan el!

Ey millet uyan! Cehline kurban gidiyorsun!
İslam'ı da "batsın! " diye tutmuş yediyorsun!

Allah'tan utan! Bâri bırak dîni elinden...
Gir leş gibi topraklara kendin gireceksen!

Lâkin ne demek bizleri Allah ile iskât?
Allah'tan utanmak da olur ilim ile... Heyhât!
Olmaz Ya... Tabii...

Mehmet Akif Ersoy